Merhabalar...

Şu anda Elena Demiryürek'in blog'unda bulunuyorsunuz... Burada benim yazılarımı, röportajlarımı bulabilirsiniz... Fotoğraflarlara gün gelecek zenginleşecek bu blog ama şimdilik zamanı var... Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim

12 Ocak 2009 Pazartesi

Fenerbahçe bizim yuvamız

Röportaj: Elena Demiryürek Fotoğraflar: Ahmet Hopyar Melike Bakırcıoğlu, Begüm Dalgalar, Burcu Erbaş, Selin Ekiz onlar Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımızın alt yapıdan yetişen yetenekli oyuncuları. Genç olmalarına karşın maçta aldıkları süreler ve başarılı performansları onları geleceğin kraliçeleri haline getireceğe benziyor. Oyuna ruhlarını koymaları ve daha tecrübeli ablaları kadar canla başla mücadele etmeleri taraftarımızın gönlünde de taht kurmalarını sağladı. Tüm takım oyuncuları için olduğu gibi onlar için de uyarlanmış besteler var. Bu da onlara ek bir motivasyon kaynağı oluyor. Bu 4 başarılı genç bayanlarla basketbolu, Fenerbahçe’deki kariyerlerini ve gelecek planlarını konuştuk.


Kariyerlerinizden bize biraz bahsedebilir misiniz?Selin Ekiz: 1989, İstanbul doğumluyum. 2006’da Milli Takımlarda Balkan Şampiyonluğu yaşadım. 2006 yılı benim için çok başarılı geçti benim için.Begüm Dalgalar: 1988 İstanbul doğumluyum. 64 kez milli oldum. 2 altın madalyam, 4 gümüş madalyam var. Fenerbahçe Lisesi mezunu.Burcu Erbaş: 1988 doğumluyum. Fenerbahçe Lisesi mezunuyum. 2000 yılında başladım. 25 kez milli oldum. 2 altın madalyam, 5 gümüş, 2 tane de bronz madalyam var. Melike Bakırcıoğlu: 1987, Tokat doğumluyum. Basketbola Fenerbahçe’de başladım. 5 gümüş 4 altın madalyam var. 150’ye yakın milliliğim var. Fenerbahçe altyapısından yetişip, A takıma çıkmış oyuncularsınız. A takıma bu genç yaşta çıkmak için neler yaptınız? M.B: Ben bu duruma şöyle bakıyorum: Yetenek ve Fenerbahçe’nin büyüklüğü. Bu verilebilecek en iyi cevap bence çünkü Fenerbahçe sadece A takımlarına değil altyapılarına yani gelecekte Fenerbahçe formasını giyecek olan gençlere de büyük önem veriyor. Fenerbahçe ve spor bilinci aşılanıyor ve en iyi olmamız için herkes elinden geleni yapıyor. Ama burada Zafer Kalaycıoğlu’nun da çok payı var. 7 yıldır onunla çalışıyoruz ve biz basketbola ilk başladığımızda da şimdi de sorduğumuz her soruya cevap veriyor, takıldığımız her konuyla uğraşıyor. Ondan hepimiz çok şey öğrendik. B.D: Fenerbahçe ve Zafer Kalaycıoğlu faktörü benim için de çok önemli. Hiçbir sorunumuzla ilgilenmemezlik yapmadı. Dahası ek idman ya da çalışma istediğimizde bizi hiç kırmadı. Bizi çalıştırdı, daha iyi olabilmemiz için bugünlere gelebilmemiz için elinden gelenin en iyisini yaptı. Fenerbahçe’nin de bize sunduğu imkanlar ve Zafer Kalaycıoğlu gibi bir hoca ile çalışma fırsatı vermeleri büyük bir avantaj. S.E: A Takım’a çıkmak için yapılması gereken en önemli şey çok çalışmak ve yetenek. Ayrıca bize gösterilen özen de şu anda bu yaşta burada olmamızın kanıtı bence. Zafer Hoca’nın bize yol göstermesi, herkesin bizimle ilgilenmesi şu andaki durumumuzu özetliyor. B.E: Burada bulunmamızın bir çok nedeni var. Ben de arkadaşlarımın dediği gibi çok çalışmanın, Fenerbahçe isminin ve Zafer Kalaycıoğlu’nun bizim şu andaki durumumuzda büyük pay sahibi olduğunu düşünüyorum. Çok zaman ayırdık. Sabah 9’dan gece yarılarına kadar çalıştık. Ama yine de yetenek gerekiyor. Yetenek ve çok çalışmak büyük önem taşıyor.



Fenerbahçe’nin büyük bir kulüp olduğu tartışılmaz. Sizler de uzun süredir buradasınız, her yıl yeni yeni transferler yapılıyor sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz? M.B: Bizler genç oyuncularız. 7 yıldır bu şubenin en küçük takımından buralara kadar geldik. Ama hala zamanımız olduğuna inanıyoruz. O nedenle alabildiğimiz kadar süre almaya çalışıyoruz. Bu da bize tecrübe kazandırıyor. Bu yıl 100. yılımızı kutluyoruz, tüm şubelerde olduğu gibi bizde de şampiyonluk ve Euroleague hedefleri var. Bunlar göz önüne alındığında biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. B.D: Fenerbahçe Euroleague’de mücadele ediyor. Biz de burada süre alamasak da o oyuncuların oyunlarını görüyoruz. Tecrübe kazanıyoruz bu da bizim için çok önemli bir durum. B.E: Benim bu yıl A Takım’da ilk yılım. Bu nedenle biraz heyecanlıyım. Tecrübe kazanmanın basketbolda büyük önem taşıdığına inanıyorum. Türkiye’nin en iyi iki guardı Nilay Yiğit ve Birsel Vardarlı ile idman yapmak gibi bir şansım var ve gerek onlardan gerek hocamdan gerekse Avrupalı oyunculardan çok şey öğreniyorum. Bu da benim için çok önemli. S.E: Avrupa’nın WNBA’nın en iyi oyuncuları bizde olduğu için onları örnek alıyoruz. Onları ve takımımızdaki diğer büyüklerimizi gördükçe şevkimiz artıyor. Çok fazla süre alamasak da onlardan edindiğimiz tecrübe bizim için büyük önem taşıyor.


Fenerbahçe bu yıl 100. yılını kutlayacak ve siz de bu bağlamda basketbol bayan takımının kadrosunda yer alıyorsunuz. Bu nasıl bir duygu?
B.E: 100. yılda tüm branşlarda olduğu gibi basketbolda da başarılı olmak istiyoruz. Biz de bu kulübün sporcuları olarak başarı için elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Ayrıca Fenerbahçe tarihine geçeceğimiz de göz önünde bulundurulursa bu hepimiz için ayrı bir önem taşıyor.
M.B: Bizim yerimizde olmak isteyen çok insan vardır. Hepimiz bunun bilincindeyiz. Fenerbahçe bizim için çok büyük önem taşıyor. Bulunduğumuz yere gelebilmek için çok çalıştık ve daha iyi yerlere gelebilmek için de çok daha fazla çalışacağız. Yıllar sonra insanlar baktıklarında bizi görecekler ve bu bizim için çok önemli bir şey. Bundan 50-60 yıl sonra insanlar Fenerbahçe almanaklarına 100. yılda bayan basketbol takımında kimler diye baktıklarında bizleri görecekler. Bu gurur verici. Ama biz bunun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu biliyoruz.
Taraftar sizi çok seviyor. Her maçta yeni bir sürprizle karşınıza çıkıyor? Taraftarla olan diyaloğunuz nasıl?
B.E: Taraftarımız bizim en büyük motivasyon kaynağımız. Bize destek veriyorlar, bizimle birlikte rakiple mücadele ediyorlar. Hepimize şarkı yazıyorlar, hem bizi destekliyorlar hem de moralimizi arttırıyorlar.
B.D: Bizlere şarkılar yazıyorlar. Maça daha güvenli çıkmamızı sağlıyorlar. Maçı her branşta olduğu gibi taraftarımızla kazanıyoruz. Çünkü onlar bize enerji veriyorlar ve rakiplerimiz de bu enerjiden etkileniyorlar.


Fenerbahçe sizin için ne ifade ediyor?
M.B: Fenerbahçe benim için çok önemli. Tokat’tan buraya geldim. Fenerbahçe bana bir aile gibi sahip çıktı. Ben ve arkadaşlarım burada büyüdük. Hala da büyüyoruz. Fenerbahçe bizim için bir okul, bir aile ve daha bir sürü şey demek.
Takım arası ilişkileriniz nasıl?
B.E: Genç oyuncular olarak bizler 7 yıldır bir aradayız. Ailelerimizden çok birbirimizi görüyoruz. Bu da aramızdaki bağı güçlendiriyor. Bu yıllardır böyle. Birbirimizin gözüne baktığımızda ne yapacağını oyun içinde ne düşündüğünü anlayabiliyoruz. Bu da yıllardır bir arada olmanın bir avantajı.
B.D: Yıllardır sabah-akşam, kar-kış demeden deplasmanlarda antrenmanlarda bir aradayız. Aile gibi olduk.
M.B: Arada sırada tartıştığımız zamanlarda oluyor. 7 yılda birlikte bir çok şey yaşadık ve birbirimizin nerede ne yapacağını biliyoruz. Bu maçlarda da uyumumuzu sağlıyor.
S.E: Biz birlikte büyüdük. Altyapıdan beri bir aradayız. Arkadaşız. Birbirimizin her hareketini anlayabiliyoruz.
Gelecek ile ilgili hedefleriniz, kariyer planlamanız ne durumda?
M.B: Fenerbahçe’de kalıcı olmak temel hedefim. Olabilecek en üst noktaya gelmek istiyorum. Sonrasında da tabii herkes gibi Avrupa şansını denemek istiyorum.
S.E: Şu an için Fenerbahçe forması altında yapabileceğimin en iyisini yapmak istiyorum. Daha sonra İspanya ya da İtalya’ya gidip şansımı orada deneyebilirim.
B.E: Arkadaşlarımın dediği gibi benim şu an için en büyük hedefim ilk beşte ve alabileceğimin en iyi süresini almak. Sonrasında Avrupa’ya ben de şans bulursam gidebilirim.
B.D: Yaşımız henüz genç olduğu için aslında Fenerbahçe’de en iyi süreyi almak ve burada başarılı olup adımı duyurmak çok önemli. Çünkü burada ne kadar iyi süre alırsanız Milli Takım’da da o kadar başarılı olma şansınız oluyor. Ama ben de sonraları Avrupa’ya ya da ABD’ye gitmeyi orada forma giymeyi isterim. Ama önce Fenerbahçe.
Çok yoğun bir temponuz var bu tempoyu nasıl kaldırıyorsunuz?
B.E: İbrahim Tatlıses sayesinde. Bu birçok insana enteresan gelebilir. Ama ben ve arkadaşlarım İbrahim Tatlıses dinlemeyi seviyoruz ve deplasmanlara giderken mutlaka onu dinliyoruz. Neredeyse bütün parçalarını ezbere biliyoruz. Deşarj olmamızı sağlıyor bir anlamda.

Hiç yorum yok: